29 03 2015

52 haftada baskı yapmak 6. Hafta / 52 weeks of printmaking Week 6

Bu hafta 2 deneme var. İlki doğal yöntemlerle kumaş boyama. Üşenmedim, geçen hafta pazardan kırmızı soğan ve kırmızı lahana aldım. İnternette gördüğüm resimlere göre hafif mavi/ mor bir renk elde edecektim.
Bu tencerede üç tane kırmızı soğanın kabukları var.
---------
This week i tried 2 things. The first one is fabric dying with natural methods. I went to the farmers' market last week and bought red oninons and red lettuce just for this purpose. I was supposed to get a blueish/purplish color.
These are the skins of 3 onions in this pot.


Soğan kabuklarının üzerine iki tane kırmızı lahana yaprağı koydum. Araya pamuklu kumaşı (yine eski bir yastık kılıfı) yerleştirdim. En üste iki tane daha kırmızı lahana yaprağı koyup kumaşın üzerini kapladım. Biraz da sirke ekleyip kaynattım.
-------------
I have put 2 lettuce leaves on top of the onion skins. Then the cotton fabric (again an old pillow case) and on top 2 lettuce leaves again. I added a little vinegar and boiled everything.


Kaynarken tenceredeki su mor olmasına rağmen kumaşım korkunç bir renk aldı. Soluk mavi/ yeşil/ gri arası bir renk çıktı. Sanki yanlışlıkla boyanmış gibi.
-----------
Although the water turned purple as it was boiling my fabric got on a horrible color. It became a faded blue/ green/ grey hue. As if it was dyed by accident.


Geçen seneki bir dikiş projesinden artan kırmızı pamuklu kumaş parçalarını boyadım. Kendi yaptığım şablonları kullandım. Bu kumaşlar çok küçük, enleri 12 cm.
-----------
I painted red pieces of fabric left from a sewing project of last year. I used my homemade stencils. These fabric pieces are very small, they have a width of 12cm.



Bu da en büyük parça. Henüz işi bitmedi. Sadece fonu boyamış oldum.
-------------
This is the biggest piece. Not done yet. I have only painted the background.


Yol arkadaşlarım Gonca Hanım ve Necla Hanım
------------
My companions Gonca Hanım and Necla Hanım.

baharla gelen/ what the spring brings

eski kitap sayfası üzerine akrilik, kuru boya, markör, kurutulmuş çiçek.
"Bütün çiçekleri kesebilirsin ama baharın gelmesini engelleyemezsin." Pablo Neruda
------------
on altered book page with acrylic, colored pencils, markers, dried flower.
"You can cut all the flowers but you cannot keep spring from coming." Pablo Neruda


25 03 2015

"Balık bilir" çanta ve ilk sanat atölyesi/ "Fish knows" bag and the first art workshop

Bugün benim için yeni bir dönem başladı :)
Ben serbest çalışan bir mimarım. Ama geçtiğimiz sekiz yıl boyunca mimarlık ve mimari koruma üzerine üniversitede dersler verdim. Farklı zamanlarda atölyeler de yaptım. Bir şekilde eğitim hayatım devam ettiği için okuldan kopmam hiç mümkün olmamıştı zaten. Akademisyen arkadaşlarım da hep destek oldular bana. Böylece ofisle eşzamanlı olarak yarı akademik bir hayatı da sürdürebildim. Geçen yıl doktora tezim için alan çalışmalarına başlayınca üniversite maceram mecburen durakladı. Ancak ofisin işleri ve teze yetecek kadar enerjim vardı. Bir de tabii aklımı kaçırmamak için yaptığım çılgın sanat çalışmalarım. Blogu takip eden, mimarlık bölümünde öğretim üyesi olan bir arkadaşım, ki çok eski ve çok sevdiğim bir arkadaşım, geçen hafta beni atölye dersine çağırdı. "Gelip uygulamalı olarak bunları nasıl yaptığını anlatır mısın?" dedi. Neyi anlatacağımı pek anlamadığım için "Boyalarla oynamayı mı?" dedim :) Evet, cevap tam olarak buydu.
Aslında liseden beri çiziktirdiğim eskizler, 6 yıl önce 5 ay devam edebildiğim ve hala aklımda olan heykel kursu, son 3-4 yıldır düzenli olarak boyalarla oynadığım sayfalar, kumaşlar ve dikiş maceram benim "sanat" hayatımın özeti. Peki ben neyi anlatacaktım? Tamamen doğaçlama yaptığım, sadece deneyler/ denemeler diye adlandırdığım bu çalışmaların ortak noktaları var mıydı? Bunları başka birine anlatmak mümkün müydü? Tekrar edilebilir şeyler miydi? Yaptıklarıma dışarıdan bakmayı denedim. Temel bileşenlerine ayırmaya çalıştım. (Bunları başka bir yazıda paylaşacağım.) Ve bugün ilk defa sanat üzerine bir atölye düzenledim. Nasıldı derseniz...
Hiçbir şeyin uzmanı değilim ben, ama konu sanat olunca ödüm kopuyordu. Konuşamayacağım, çok sıkılacaklar, yaptıklarımı çok saçma bulacaklar diye düşünmüştüm. Hiçbiri olmadı. Benim neredeyse yarı yaşımdaki meslektaşlarım ilgiyle dinlediler, hep beraber konuştuk, oynadık, çok güzeldi. Akıl akıldan üstündür, bir sürü yeni fikir de üretildi. Ve en önemlisi herkesin çalışması farklı gelişti. Zaman nasıl geçti anlamadım. Sıkıldılarsa bile belli etmedikleri için onlara teşekkür borçluyum:) Çok mutlu oldum.
---------
A new era has started for me today :)
I am a professional architect. But i have been giving lectures on architecture and architectural conservation in the past 8 years. I have also held workshops. Somehow, as my education had kept on going, i could not tear myself apart from the academy. My scholar friends had always supported me. Thus, i could lead a semi-academic life while working in my office. But last year, due to the ongoing field work of my PhD my university adventure had come to a halt. I only had the energy enough for the office and my thesis. And of course my lunatic artistic works that i did for keeping myself "sane".  A very dear and old friend of mine, a scholar as well, who follows my blog invited me to her course last week. She asked me "to come and show how i do this in practice". As i did not exactly understand what i should be telling i asked "shall i tell how to play with the paints?" Yes, this was what she wanted.
My "art" life can be summarized as the sketches i have been doing since high school, my sculpture course of 5 months that i took 6 years ago and which i still dream of continuing, my regularly painted pages in the last 3-4 years, fabrics and my sewing adventure. What was i supposed to tell? Did my totally improvised, trial-error / experimental works have something in common? Was it possible to tell these to someone else? Were they repeatable? I tried to consider my works as an outsider. I tried to analyze and define the separate elements that made these a whole. (I will talk about these elements some other time) And i held my first art workshop today. How was it...
I am not a specialist on any subject but when it was art i totally freaked out. I thought i would not be able to speak, they would be terribly bored, they would think my art work is totally nuts. Well, none of these happened. My almost half-age colleagues listened eagerly, we talked altogether, played together, everything was beautiful. Many new ideas emerged. And best of all, everybody had produced something authentic. I really was not aware of time. Even if they were bored, they were kind enough to hide it:) I am thankful for that :) I was so happy :)

---------------------------xxxxxxx------------------------

Ve işte o çok sevdiğim arkadaşım için diktiğim çanta. Daha doğrusu kalemlik. İlk hafta bastığım kumaşı alıp ikiye kestim.
-----------
And the bag i sewed for this dear friend of mine. It is actually a pencil case. I took the fabric i printed on the first week of print making.


Arkadaşım balıkları ve turkuaz rengini çok sever. O yüzden bu çantaya bir şekilde balık ekleyeceğimi biliyordum. Makas desenini zaten turkuaz boya ile basmıştım. Ama kırmızı/ pembe fon üzerinde farklı bir ton algılanıyordu. Biraz düşündüm. Öncelikle bu düzenli baskıyı bozmam gerektiğine karar verdim. Simetrik şeyleri pek sevmiyorum ben. Genelde düzensizlik içinde bir denge bulmaya çalışıyorum. 
Daha önce artan pazen parçalarıyla yaptığım kumaş bantları yapıştırdım. Üzerine kurabiye kaşesi ile "balık bilir (fish knows)" yazdım. Sonra da bantların tam ortasını hizalayacak şekilde dikiş çektim.
-----------------
My friend loves fishes and the turquoise color. So i knew i was going to add some kind of fish to this bag. I had already printed the scissors pattern in turquoise. But on the reddish/ pinkish background it did not look like that. I thought for a while. First, i decided to break up the order of the prints. I do not like symmetrical things. I usually try to find some balance among the disorder.
I pasted the homemade fabric tapes i have produced with leftover pieces of flannel. I wrote "fish knows" with the cookie stamps. And i sewed the fabric tapes on their middle line.
 

Balığı önce yazı ile aynı yönde koymayı düşünmüştüm. Ama sonra vazgeçtim. Makaslara paralel olması daha mantıklı geldi ( o ne demekse :) Balığı koyu turkuaz/ petrol mavisi fonu olan desenli bir kumaştan kestim. Doğrudan kumaş bantlar üzerine koyunca pek algılanmadı. Ben de bir çerçeve yapmaya karar verdim. Geçen haftadan artan mor kumaşı turkuaz renge boyadım. Ve bir daire kestim. 
Küçük çapı olan bir daireyi düzgün dikmek çok zormuş. Kenara paralel bir dikiş yapmayı beceremedim. Madem ki düzgün olmuyor dağınık olsun deyip birkaç kere üzerinden gittim. Sahi yuvarlak şeyleri dikmenin bir püf noktası var mı?
------------
At first i decided to put the fish aligned with the text. But then i declined. It seemed more appropriate (whatever this means :) to make it parallel to the scissors. I have cut the fish from a dark turquoise/ petrol blue background fabric which has a pattern. When i have put it on the fabric tapes it was lost among the patterns. So i tried to give it a frame. I painted the leftover purple fabric of last week in turquoise. And cut a circle.
It is so hard to sew a circle with a tiny radius. I could not do a paralel stitch regarding the edge. So i said, if i can not make it decent then let me do it messy. I went over the circle a couple of times. Really, are there any tips to sew circular things?


Çantanın bitmiş hali 13 x 23 cm. Çok küçük olduğu için balığı dikmedim, mod podge ile yapıştırdım. İşte ön yüz.
----------
Finished dimensions of the bag are 13 x 23 cm. As it was very small, i did not sew the fish but pasted it with mod pdoge. Here is the front face.


Arka yüz
-----------
Back face

Astarı
----------
Lining


24 03 2015

kızarmış patates/ fried potatoes

on kaplan gücünde...
---------------
has the power of ten tigers...



23 03 2015

52 haftada baskı yapmak 5. Hafta / 52 weeks of printmaking Week 5

5. haftaya geldik bile. Bu hafta göreceli olarak basit bir baskı denedim. Fazla vakit yoktu hem de temel bir şekli kullanıp neler yapabilirim görmek istedim.Yine pamuklu eski yastık kılıfı ile başladım. Eski bir deterjan kapağı ile koyu mavi daireler bastım. Kumaşın düzgün yüzünü hizaladım, sonra da daireleri kendi içinde takip ettim.
----------------
We arrived at the 5th week already. This week i tried a relatively easier print. I did not have too much time and i wanted to see what i could do using a basic form. I started with an old cotton cushion case again. I printed dark blue circles with the lid of a detergent bottle. I aligned with the edge of the fabric and then followed the order of the circles.


2. katman.Eski akrilik boya şişesinin kapağı ile. Turkuaz renkte. Yine kumaş kenarını hiza alıp daireleri takip ettim.
-----------------
2. layer. With the cap of an old acrylic paint bottle. In turquoise. I have aligned with the edge of the fabric again and then followed the circles.
 

3. katman. Eski krem tüpü kapağı ile. Açık mavi renkte.
-----------
3. layer. With an old cap of cream tube. In light blue.


Bu sefer kumaşımın altına havlu koydum. Boyayı kapaklara almak için kendi yaptığım sünger ıstampa yastığımı kullandım. En üstteki, en küçük daireleri (açık mavi) boya ve kumaş medium'u karışımı ile bastım. Diğer katmanların boyalarına karıştırmayı unuttum. Bunlar da kullandığım kapaklar.
----------------------
This time i have put a towel under my fabric. I used my  homemade stamp pad to take paint onto the caps. I have printed the topmost layer, smallest circles in light blue with a mixture of paint and fabric medium. I forgot to mix the medium in previous layers. These are the caps i have used.


Dairelerle çok farklı desenler yapmak mümkün. Bu kumaş parçasını ütüleyip yıkayıp dayanıklılığına bakacağım. Eğer solmazsa daha büyük bir parça basacağım. Başka bir kumaşla karıştırıp bluz dikme planım var.
--------------
It is possible to produce many other patterns with circles. I will test the durability of this fabric after ironing and washing. If it does not fade i will print a bigger piece. I plan to mix it with another fabric and sew a blouse.

cemal süreya


Şair Cemal Süreya'dan: "Biz şimdi yanyana geliyor ve çoğalıyoruz. Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürriyetin havasını, işte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz."
---------------
by poet Cemal Süreya: "Now we come together and multiply. But when we synchronize on the tune of freedom, on that day not even the gods will be able to rescue you."

18 03 2015

52 haftada baskı yapmak 4. Hafta / 52 weeks of printmaking Week 4

Bu kumaş da geçen haftaki parçalar gibi aslında beyaz keten bir pantolonun paçalarından kesilmişti. Elimde kalan mor akrilik boyayı kumaş medium'u ile karıştırıp üzerine sürmüştüm. Bu rengi pek sevdiğimden değil ama boyaların kullanma süresi geçmeden bitirmek istediğim için deneme yapmaya karar vermiştim.
-------------
This fabric was also cut from the hems of a white pair of linen pants, same as last week. I have painted it with the left over purple acrylic paint mixed with fabric medium. Not that i am very fond of this color but i decided to use the paints before their expiry dates.


Kumaş mosmor karşımda dururken ilk aklımdan geçen "keşke bu renge boyamasaydım" oldu. Sonra bir kenara kaldırdım. Eskiz defterime bir şeyler çizerken karşıma daha önce yaptığım bir sayfa çıktı. Bunu yatay çalışmaya karar verdim.
---------------
As the fabric stood extremely purple before me, the first thing that crossed my mind was "i wish i had not painted this hue". Then i have set it aside. As i was drawing in my art journal i came across a page i had done before. And decided to rework this page on fabric horizontally.


Bu hafta yeni damga ile uğraşmadım. Ama daha önceden kendi kestiğim şablonları kullandım. Lacivert-mor arası bir rengi karıştırıp mekik desenini boyadım. Yer yer şablondan taştı boya. Bunu fırçayla değil süngerle sürmek lazım ama bende öyle bir sabır yok. Doğrusu süngere çok az boya alıp 2 kere üzerinden gitmek. Benim gibi tek seferde bol boyalı fırçayla çalışırsanız sonuç böyle oluyor.
------------
I did not deal with a new stamp this week. But i have used my former homemade stencils. I have mixed a dark blue-purple hue and painted in the oval pattern. The paint kind of overflowed the stencil. You should use a sponge instead of a brush but i do not have the patience. The right way is to take little paint on the sponge and go over twice. If you take a lot of paint on the brush at once, like i did, this is the result you will get.


Sonra çimen yeşili ve sarıyı karıştırıp "diren kalbim" yazdım. Proje için çalışırken dinlediğim şarkıyı (diren kalbim-hold on my heart) yazmak geldi içimden. Herkesin, herşeyin daha da acımasızlaştığı şu günlerde kendi kendime cesaret vermek için gerekliydi.
Daha önce kağıt üzerine yağlı pastelle yazdığım için çok net okunan yazı kumaş üzerinde kayboldu. Tekrar kumaştan soğudum.
---------
Then i have mixed grass green and yellow to write "diren kalbim (hold on my heart)". I wanted to write the song i heard as i was working for the project. As everything, everybody had got more merciless recently, it was necessary to encourage myself.
The oil pastel text on paper worked out well and it was perfectly legible but here on fabric it disappeared. I was disappointed with my fabric again.


Biraz düşününce yeşilin üzerini beyazla kapatmaya karar verdim. Beyaz tüm morları dengeledi. Arkadan görünen yeşil de sanki gölge gibi oldu. Son santimetresine kadar sakladığım pazen ve basma parçalarından kestim. Mod podge ile kumaş üzerine yapıştırdım. Mod podge kenarların atmasını da engelleyecek diye umuyorum. Sağlam olması için belki dikebilirim de henüz karar vermedim.
--------------
Moving on i decided to paint with white over it. The white had balanced all the purples. and the green peeking underneath seemed like shadows. I have cut pieces from the last saved bits of flannel and printed cotton leftovers. I pasted them with mod podge. I hope it will prevent fraying, too. Maybe i can sew them to secure them more, i haven't decided yet.


Bu da arka yüz.
----------------
This is the back side.


--------------

14 03 2015

parçalar/ pieces


Yine farklı zamanlarda biraraya gelen bir sayfa. Evde yaptığım şablonla akrilik sprey, damga denemeleri, kumaş bant parçaları.
----------
Another page that came together over time. With homemade stencil and acrylic sprey, stamping trials, fabric tape pieces.

comfortably numb


Sevdiğim efsane Pink Floyd şarkılarından biri, "comfortably numb". Bu sayfa aylardır bekliyordu. Önce siyah boya sonra Medusa başı eklenmişti. Sonra unuttum onu. Geçen hafta şarkıyı duyunca (yaşasın proje için sabahlamak) buraya yazdım. "Merhaba, orada kimse var mı? Beni duyabiliyorsan başını salla." diye başlar. Şarkı kendi başına zaten güzel de bir de "Wall/ Duvar" filmindeki sahne ile izlemek lazım, o zaman daha iyi anlaşılır değeri. 
Eski kitap sayfası üzerine akrilik, markör ve yağlı pastel.
---------
One of my favourite legendary Pink Floyd songs, "comfortably numb". This page had been waiting for months. First added the black paint then the Medusa head. Then i have forgotten about it. Last week when i heard the song (yay for sleepless nights due to projects) i wrote it here. It starts as "Hello, is there anybody in there? Just nod if you can hear me." The song is beautiful on its own but if you watch the "Wall" scene, then you will love it more.
On an altered book page with acrylics, markers and oil pastel.

taş-kağıt-makas/ rock-paper-scissors


eski kitap sayfası üzerine akrilik-ıstampa mürekkebi-markörler-yağlı pastel
---------
on an altered book page with acrylics-endorsing ink-markers-oil pastels

gökkuşağı/ rainbow

Daisy Yellow 60 kağıt egzersizi serisinde no.30http://daisyyellowart.com/vividlife/prompt60-30.html: gökkuşağı. Eski kitap sayfası üzerine artık kağıt parçalarıyla. Çerçeve dijital olarak eklendi.
----------
Prompt number 30 in the Prompt60 paper art challenges on Daisy Yellow blog. On an altered book page with leftover paper pieces. Frame is added digitaly.


11 03 2015

52 haftada baskı yapmak 3. Hafta / 52 weeks of printmaking Week 3

Gerçekten maceranın 3. haftasından merhaba :) Geç kaldım, hiç olmamasından iyidir deyip başlayayım. Bu hafta daha önce kağıt üzerinde denediğim bir sayfayı çalışacaktım.
-----------------------
A real hello from the third week of the adventure :) I am late, let's just say better late than never and start. I was planning to adapt a previous page on fabric this week.


Bu arkadaşlar hayatlarına beyaz keten bir pantolonun kısaltılmış paçaları olarak başladılar.
-----------
These guys started their lives as the shortened hems of white linen pants.


Boyanıp bir dikdörtgen haline geldiler. (22 x 30 cm)
-------
They have been painted and cut to a rectangle.(22 x 30 cm)

Sonra üzerlerine kendi kestiğim şablonu koyup desenleri boyadım. Balinanın eskiz kağıdına bir kopyasını almıştım. Kumaştaki desenleri öyle hizaladım.
------
Then i have put  the homemade stencil on top and painted the pattern.I have copied the whale on sketch paper. I have aligned the patterns regarding that.


Ayna tersini almayı unuttuğum için damgayı tam ters yönde oymuş bulundum. Aslında biraz oydum biraz havya ile ısıtarak biçimlendirdim.
----------
As i have forgot to take the mirror image my stamp was reversed. I have carved some parts and heated some parts with iron solder.

 Damga aşamaları. Düzgün görünüyor değil mi?
--------------
Stamp stages. Looks fine, right?


Ama kumaşa akrilik boya ile baskı yaparken neredeyse hiç geçmedi. Keten kumaşın dokusu yüzünden mi  yoksa yüzeyi kaplayan önceki akrilik boya tabakası yüzünden mi bilmiyorum. Sonuç olarak tüm çizimin üzerinden gittim ve ince fırçayla boyadım. 
------------------
But printing on fabric the stamp almost did not appear. I do not know whether it was because of the linen fabric or already painted previous coat of acrylic. I had to go over the whole drawing with a brush.


Pergelle (kurşunkalem ucu ile) daireleri çizdim. Siyah akrilik boya ve iki farklı kalınlıkta fırça ile üzerinden gittim. Yazıyı da önce kurşunkalemle yazıp üzerinden ince fırçayla geçtim. Balinanın göbeğindeki bant dairelerin merkezi. Aynı noktadan birden çok daire çizince merkezdeki delik büyüyor. Onu kontrol altında tutmak için küçük bir önlem.
Yazının bulunduğu daireyi çok ince tutmak istedim. O yüzden boyayla çizmek yerine iplikle teğelledim.
------
I drew circles with compass (with pencil tip). I went over the circles with black acrylic paint and two different brushes. I wrote "trace of the ocean" with pencil first. Then outlined it with black paint and fine brush. The tape in the tummy of the whale is the center of the circles. If you draw many circles from the same center the hole gets bigger. This is just a small precaution to keep it under control.
I wanted to make the circle (containing the title) very thin. Thus i stitched it instead of drawing with paint.


En son üzerine siyah ve beyaz akrilik ile boya serptim. Siyah biraz sulu kalmış, sağda damlalar oluştu. Napalım deney deneydir... Bu pembe aslında neon. Ama fotoğrafta göstermek imkansız. Hem pembe hem neon kullanacağım hiç aklıma gelmezdi. Lisa Congdon'un soyut çalışmaları bana cesaret verdi.
--------------
Finally i shook black and white acrylic on top. Black was a bit too watered, there are drops on the right side. Whatever, it is an experiment...This pink is actually neon. But it is impossible to show on the photos. I never thought i would use pink and neon. But Lisa Congdon's abstracts encouraged me.

 Arka yüz
------
Back face




6 03 2015

dene/try

Artık boyalar, baskılar, denemelerden türeyen bir sayfa. Eski kitap sayfası üzerine akrilik, kağıt havlu, kuru boya, ıstampa mürekkebi, keçeli kalem, kumaş parçası, karton harfler.
------------
A page that have developed from leftover paint, stamping trials. On an altered book page with acrylics, paper towel, colored pencil, endorsing ink, felt tip pens, fabric piece, cardboard letters.






1 03 2015

52 haftada baskı yapmak 2. Hafta / 52 weeks of printmaking Week 2

Kumaşa baskı ve boyama ile geçecek bir yıllık maceranın ikinci haftasından merhaba. Bu hafta yol arkadaşlarım Gonca Hanım ve Necla Hanım'ın bloglarına da bakmayı unutmayın olur mu?
Şubat ayı boyunca her gün için kağıt üzerinde bir desen denemesi yaptım. Kimileri işe yaradı kimileri de beklediğim gibi olmadı. Bazı günler hiç uğraşamadım bazı günler de 3-5 tane desen birden çalıştım. Ama ilk defa bir sanat egzersizini bu kadar düzenli yapabildim. Sonuç olarak bir sürü fikirle bu ayı kapatmış oldum. Kağıt denemelerinin bir kısmı belki ileride kumaşa da aktarılır.
Bugünkü uzun bir yazı. Bir sürü şey denedim. 
----------
Hello from the second week of a year long adventure on fabric printing and painting. This week please visit my friends Gonca's and Necla's blogs who also joined me. 
I have tried making patterns on paper every day through February. Some turned out well while some did not end up the way i have expected. Some days i could not reserve the time and at other days i did a bunch of patterns together. But for the first time in my life i could do an art challenge so regularly. As a result i am closing February with a lot of ideas. Maybe some of these paper trials will be transferred to fabric in the future.
Today's post is long. I have tried many things.


Bu iki kumaş da eski bir yastık kılıfının parçalarıydı. Ham pamuklu. Boyadıktan sonra ütülemeden (çünkü ütü yapmayı sevmiyorum :) makineye atıp deterjanla yünlü programında (30 derecede) yıkadım. Madem ki deniyorum başına ne gelecekse bu aşamada gelsin dedim. Yıkamadan sonra hafif bir solma oldu.  
Geçen hafta baskı yaptığım kumaşı da önce sabunlu soğuk su ile elde yıkadım. Solma olmadı. Onu da bu haftaki parçalarla makineye attım, çok az soldu. Zeminini kendi yaptığım akrilik spreyle boyamıştım. İçinde akrilik boya ve mod podge olduğu için kumaşa daha iyi tutunduğunu düşünüyorum. 
Bu arada kumaş medium ve akrilik boyayı karıştırıp bir deneme yaptım ama o parçayı henüz yıkamadım. Kumaş medium'u tutkal gibi, mod podge gibi. Boyamak daha kolay oldu. Kuruyunca kumaş daha az sertleşti. Önümüzdeki haftalarda onu da yazarım.
------------------
Both of these fabric pieces were old cushion covers. Untreated cotton fabric. After painting I washed them in wool programme (30 degrees) with detergent without ironing (as i dislike ironing :)  Well, better to see the harm at this stage if there will be any. A little fading happened after washing. 
I handwashed the fabric that i have printed last week with cold water and soap. No fading occurred. Then i washed it with this week's pieces. Very little fading occurred. I have painted its background with acrylic spray i have made. As it contained acrylic paint and mod podge i think it held better on fabric.
By the way i tried mixing fabric medium and acrylic paint but have not washed that piece yet. Fabric medium is like white glue or mod podge. It was easier to paint. And the fabric got less stiff after drying. I will write about it in the coming weeks. 


Arazi çalışmaları için diktiğim çantada bir dünya eşya var. Daha küçük parçaları bulmak zor olduğundan ayrı ayrı torbalar kullanıyorduk. Torbalardan kurtulmak için de daha küçük fermuarlı bir çanta dikmeye karar verdim.
Kumaşın üzerine şablonlarımdan birini koyup fırçayla boyadım. Tüm zemini doldurmadım, sadece karşılıklı köşeleri boyayıp bir çerçeve oluşturdum.
--------------
There are a ton of materials inside the bag i have sewn for field work. As it was hard to find smaller items inside we were using plastic bags. I decided to sew a smaller zipped bag to carry these.
I have put one of my stencils on fabric and painted with a brush. I did not fill the whole background, just the opposite corners to make a frame. 


Ortaya yazı yazmak için yine kendi kestiğim şablonu kullandım. Bir dergide hoşuma giden bir yazı karakterini kopyalamıştım.
-------------
I used a stencil i have cut before to write a word in the middle. I copied a font i have seen in a magazine to make the stencil.


Yerdeniz bizim mimarlık ofisimizin adı. Ursula Le Guin'in "Yerdeniz Büyücüsü" kitabından esinlenerek koyduğumuz adımız. Sadece adalar ve uçsuz bucaksız denizlerden oluşan bir dünya Yerdeniz. Üç kitapla başlayıp yıllar içinde uzayan fantastik bir seri. 8 yıl önce kendi maceramıza başlarken çok uygun görünmüştü ve bize uğur getirdi. O zamandan bu yana yolculuğumuz hem karada hem suda devam ediyor :)
--------------
Yerdeniz (Earthsea) is the name of our architecture office. It was inspired by "The Wizard of Earthsea" by Ursula Le Guin. Earthsea is a world merely composed of islands and endless seas. It started out as three books and evolved into a bigger series in time. When we started our own adventure 8 years ago it seemed very appropriate and it brought us luck. Since then our journey continues on land and water :) 


Bu panelin ortasına "yerdeniz" yazdıktan sonra bazı bölümleri beyaz kalemle çizdim. Kimi yerlerde boya şablonun dışına taşmıştı hem de biraz renkleri açmak istedim.
---------
I have outlined some parts with white pen after writing "yerdeniz". Because the paint smeared at some parts and i wanted to lighten the colors a bit.


Arka paneli de aynı renklere boyamıştım. Üzerine lastik panodan oyduğum damgayla akrilik boya ile baskı yaptım. Bu sefer damgayı fırçayla boyadım.
------
I have painted the back panel with the same colors. On top i printed with my home made foamboard stamp with acrylic paint. This time i painted the stamp with a brush.


Çantanın bitmiş hali 33 x 28 cm. Fermuarın ucuna kumaştan bir ek yaptım kolay açılsın diye.
----------
The finished bag is 33 x 28 cm. I added a piece of painted fabric to the zip to make it easier to open.


Arka panel/ Back panel


Fermuar/ Zip


Aslında çantaya astar yapmayı düşünmüyordum. Sonra aklıma bu lacivert kumaş geldi. Arazi için sırt çantası yapmaya uğraşırken ilk denediğim ve kayganlığı yüzünden dikemediğim kumaştı. Bu sefer üzerine kağıt iğneledim ve dikmeyi becerdim. Ne var bunda demeyin benim için çok büyük bir gelişme :)
------------
Actually i wasn't planning to sew a lining. Then i remembered this dark blue fabric. It was the one i tried for a field backpack and failed to sew because of its slippery nature. This time i pinned paper on top and was able to sew. I know it is not a big deal for you but for me it is a very big progress :)


Gelelim beceremediklerime... Fermuar, boyalı kumaş ve astarı aynı anda dikmek zor oldu. Evde anneannemden anneme kalan ve hala çok güzel çalışan demir bir Köhler dikiş makinemiz var. Ama o kadar güzel ki ben cesaret edip elimi süremiyorum. Ayak pedalı var, yani hem ayaklar hareket edecek hem de ellerle kumaş zaptedilecek. Bu koşullarda henüz benim için mümkün değil kullanmak. Ya iğnesi kırılırsa ya bozulursa diye acemiliğimi atana kadar Singer'in en küçük modelinin taklidi olan bir Artes makine aldım. Kalın kumaşları bile dikti.
----------
And the things i could not do...It was hard to sew the zipper, painted fabric and the lining all at once. We have a beautiful and still operating iron Köhler sewing machine at home. Inherited from my grandmother to my mom. But it is so beautiful that i am afraid of touching it. It has a foot pedal which means your feet has to move as you hold the fabric in line with your hands. Which is not possible for me to achieve at the moment. What if i break the needle, what if i damage it? So i bought an Artes which is a fake replica of the simplest Singer machine model, until i get rid of my rookie state. And so far it has sewn even thick fabrics.


Ama fermuarın plastik dişlerini dikemedi ince iğnem. Takıldı, kırılacak diye bir kısmı atladım. O yüzden yukarıdaki köşe temiz dikildi ama bu taraf olmadı. Görünen gri ip bozuk dikilen kısmı gösteriyor. Hafiften söküldü sanki. İki sorunum var: Ayağı değiştiremediğim için fermuarı dikerken dişlerden çok uzak kalıyorum. İğneyi değiştiremediğim için de üstünden dikemiyorum. (Yedek iğnem de ince bir iğne) Yakınlarda bir Singer servisi var. Acaba oraya götürsem olur mu? Singer parçaları (ayak, çift iğne, kot iğnesi vb) benim makineme uyar mı? Aranızda bilgisi olan var mı?
----------
But my thin needle got stuck with the plastic teeth of the zipper. I skipped a little part being afraid it would break. Thus, the corner in the upper photo was fine but this corner here was not sewn properly. The grey thread shows the unsewn part. It seems kind of ripped. I have 2 problems: As i can not replace the foot of the machine my stitches fall far from the zipper. And as i can not change the needle (my spare needle is also thin) i can not sew the plastic zippers. There is a nearby Singer service. What if i take it there? Do Singer parts (zipper leg, double needle, jean needle etc) fit my machine? Do anyone of you have information?


İşte çantanın dolmuş hali :) / Here is the bag stuffed :)


Bu da benim emektarım, 2013'ten beri :) / And this is my veteran, since 2013 :)